Gayri İhtiyari

Selam.

Gene uzun bir süre geçti bir şeyler yazmayalı.

Ve anlaşılan vakti gelmiş.


Daha önce hiç kaybolmuş hissettiniz mi? Rotanız ve o rota boyunca yapacaklarınız A'dan Z'ye belirli, karşınıza hiçbir olumsuzluk çıkma ihtimali olmadığından istatiksel olarak imkânsız olmasına rağmen %100 eminsiniz ve kayboluyorsunuz.


Ne yapacağınızı bilemeyecek halde, uyanır uyanmaz gözünüzün önünde bulanık duran ışık gibi, daha ayılamadığımız derin bir uykunun üzerimizde bıraktığı ağırlık, kaslarımızın her bir zerresinde onları artık hareket ettiremeyeceğimizi düşündüğümüz ağrı gibi.


Çok ilginç bir his. Anlık bir olay yüzümüzdeki tebessümü silebiliyor ya da tam tersi. Berbat bir gün geçirirken bilinmez bir yol arasında karşıdan annesinin elinin tutarak yürüyen bir çocuğun size bakıp, çiçekler açarak sırıtıp el sallaması moralimizi yükseltebiliyor.


Bana şu ana kadar söylenen ve yüksek ihtimal bu andan da itibaren söylenecek olan hayatın olumlu yönlerine bakmam ve odaklanmam, bu sayede ise daha neşeli ve verimli bir hayat süreceğim yönündeydi. Açıkçası, öteki tarafı görmeden bunun kıyası yapmak mümkün olmadığı görüşüne inanmaktayım. Bunu dile getirenler de bunun farkında olsa gerek. Umarım...


Daha önce yaşamadığımız, hiç ama kesinlikle nasıl bir his olduğunu bilmediğimiz duygulardan arınarak hayatımıza devam etmemiz mümkün olabilir mi?


Eğer bu ihtimalin gerçekleşme imkânı varsa, ben bunu reddediyorum. Sebebini başka bir vakit açıklarım. Şu an tek gayem bir anda aklıma gelen bazı konuları bir açıklığa kavuşturmak... Ya da umurumda değil, sadece bende kalmamalarını istiyorum. Yeteri kadar biriktirdim çünkü.


Uzun bir süre içimde tuttuğum, söylenmesine gerek duymadığım, ki çünkü hiçbir şeyi değiştireceğine inanmıyordum, o kadar çok fazla düşünce ile bu vakitlerde "keşke söyleseydim" hayıflanması ile karşı karşıya kaldığımı fark ettim. Bunu şu an fark etmedim, bir süredir geçmişte verilen yanlış kararlar aklımı çeliyordu, ancak hiçbir karar vermemekten daha iyi olduklarına "karar verip" hayatıma devam ediyorum.


Benim aklımı kurcalayan ise sesli bir biçimde kurmadığım/kurmaya cesaret edemediğim cümleler, dile getirmekten çekindiğim duygular.


Gamsızlık mıdır? Yoksa eksikliğin geç fark edilmesi mi aklımın bir kenarında bulundurmayı reddettiğim... Bilmiyorum.


Ama bilmek üzereyim, az kaldı!


27 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Berceste

Perestiş

Sermesti